KIZIL BAYRAK SİYAH SANCAK

NAFİ ÇAĞLAR

Üyelik Girişi
NAFİ ÇAĞLAR - Kişisel
Ürün ve Hizmetler
Site Haritası
Takvim
BİZ NE İDİK
BİZ NE İDİK

Tanrı Dağları'ndan düze indik.
Bozkırlarda ata bindik.
Ne Moğol idik, ne Çin'dik...
Biz; Bilge Han, Kültiğin'dik...

Dinlemez idik Hindu'yu, Persi.
Çekinirdi, Moğol'u Rusu.
Sedleri aşardı akıncı hırsı.
Biz; Mete, Teoman idik...

Altaylar'da at koştururduk.
At nallarıyla su coştururduk.
Ne dinlenir, ne boş dururduk.
Biz; Oğuz, Kara Han idik...

Issık'ta su içer idik.
Sir-Derya'ya geçer idik.
At üstünde uçar idik.
Biz; Salur Han, biz Kazan idik..

Karabaş koçu 'yeni yıl' sayardık.
Üstüne onbir ongun koyardık.
At koşumuyla kültür yayardık.
Biz 'uygar' biz yaman idik..

Bizimdi; bütün Asya'nın içi.
Meskenimizdi; Pekin, Urumçi.
Karşı koyamazdı Mançur'u, Çin'i.
Biz 'hükümdar' biz 'han' idik...
 

Nafi Çağlar Mihmadlı

NE DİYE

NE DİYE

Bizans'a dayandı Çağrı komutan.
'Baş Emir' oldu Tuğrul Sultan.
Boy boy biz olduk Müslüman,
Alemdarlık bize gelsin diye...

Fırat' buraktık biz Kılıç Arslan'ı.
Diyojen'e gönderdik Alp Arslan'ı.
Anadolu'ya saldık Şah Süleyman'ı,
Anadolu da bizim olsun diye...

Paşalar atadık Sırbistan'a.
Donanma yolladık Hindistan'a.
Yollar açtırdık biz Arabistan'a,
Onlara da kader gülsün diye...

Bir 'il' eyledik biz Mısır'ı.
Adalette etmedik kusuru.
O zaman gördüler altın asrı,
Onlar da Türk'ü bilsin diye..

Afrika'da gezdirdik Barbaros'u.
Şimalde Baltık'a tıktık Rus'u.
Bize dayanmadı Frenk-Slav ordusu,
Dünyalar da bizi bilsin diye..

El birliği etti tüm İtilafı.
Yanlarındaydı, Hindu'su, Anzak'ı, safı.
Onlara gösterdik ettikleri gafı,
Türkiye'miz payidar kalsın diye...
 

Nafi Çağlar Hacıömeroğlu

 

FRENK'E ÇEYREK KALA

FRENK'E ÇEYREK KALA

 Altaylar’dan bir çıktık ki yola,
Bindik atlara, sürdük dört nala,
Durduk, Horasan’da verdik mola,
Şanlı Malazgirt’e çeyrek kala…

Talas’ta tanıdık o Osman’ı,
Otlak eyledik Dandanekan’ı,
Bağdat’ta, biz devraldık İslamı,
Anadolu’muza çeyrek kala…

Ordu sürdük Sina’ya, Kudüs’e,
Pes etmedik haçlıya, Bizans’a,
İşi bırakmadık öyle şansa,
Söğüt İli’mize çeyrek kala…

Doğudan girdik Anadolu’ya,
Kayıkla geçtik Gelibolu’ya,
Edirne’den vardık Niğbolu’ya,
İstanbul’umuza çeyrek kala…

İstanbul’ suz Büyük Hanlık yarım,
Bir hücum eyledi ki Yıldırım,
Fatih ile tamam oldu durum,
Roma, Viyana’ya çeyrek kala…

Sıkı kuşattı Kara Mustafa,
Korkuyla titredi, hep Avrupa,
O Giray düşürdü, o’nu gafa,
Frenk İlleri’ne çeyrek kala…


’Batur Nafiz Tançağlar’
Nafi Çağlar Hacıömerli
12 Mayıs 1995-Batıkent/Ankara

 

ÇOBAN

ÇOBAN

 

ÇOBAN*

Kalmamış bu oymağın çoban*ı.
Elbet bir kısmı görür çabanı…
Bir gün sana bıkkınlık gelirse,
Hatırla, ağa ve bey babanı…

Bu soy; elbet tükenmez ve bitmez.
Yok olmaz, kaybolmaz ve de yitmez…
Lakin bu işler çobansız gitmez,
Senden başkası bunları gütmez…

Fakat, bir çoban bu soya yetmez…
Kimlik ise, bunlara fark etmez…
Nafiz bir yola baş koyduğunda,
Kesinlikle o yoldan çark etmez…




24 Ekim 2009 C.tesi 23:13
Güneşli / Bağcılar / İstanbul



Batur Nafiz TANÇAĞLAR " Nafi Çağlar Budunlu "


* Çoban ; Mahmatlı Dernek Başkanı Nafi Çağlar Budunlu

BATUR

BATUR


BATUR*


Ne gezersin İstanbul’larda Batur?
Sana engel mi ki, etraftaki sur?
Kendine dön; tekrar yumruğunu vur…
Eski yıllara yeniden düşler kur…

Hala buralarda mısın sen Batur?
Git; "Gazi" ili**ne çadırını kur…
Ağır ol; geç oymağın başında dur…
Gir; adam gibi otağ***ına otur…




24 Ekim 2009 Ctesi 22:20
Güneşli/Bağcılar/İstanbul



Batur Nafiz TANÇAĞLAR
" Nafi Çağlar Budunlu "


* Batur ; Nafi Çağlar Budunlu
** Gazi İl ; Gaziantep
*** Otağ ; Bey çadırı

YALNIZ KURT VE ÇAKAL SÜRÜSÜ

YALNIZ KURT VE ÇAKAL SÜRÜSÜ



Bir yalnız kurttu, kendini adamıştı halka,
Etrafındaki ihanetler halka, halka,
Gene de hayatı sürüp gidiyordu,
Sürünerek, debelenerek, düşe kalka…

Durup ta bakmadı kalıbına, yaşına,
Tuz da atmamıştı ekmeğine, aşına,
Bu feleğe ne saflıklar ederken,
Felek, neler getirmedi ki başına…

Dünyalar sığmazdı, hayaline, düşüne,
Girmek istedi, eşsiz halkı(!)nın düşüne,
Gün geldi, yaktılar bağrını zavallının,
Küçük dilini yuttu, düşüne, düşüne…

Ne de güvenmişti, kendince yoldaşı(!)na
Hep onları dikmişti, köşelere, yol başına,
Melül gözlerinin perdesi açıldı önce,
Sonra, o gözleri ki; döndü fal taşına…

Korkmadı çevirdi sırtını eşi(!)ne, dostu(!)na,
Kimler göz dikmedi ki, hayatının kastına,
Art arda yedi sırtına kahpe hançerleri,
Sonra, küller değmez oldu o postuna…

Günleri güzelken, diyecek yoktu şanına,
Evvel akrabalar koşar gelirdi yanına,
Yerde; akrepler, tilkiler, sürüngenler,
Sonra gökte; akbabalar girdi kanına…

Nice hain, nice kansızlar vardı,
Etrafını kuçular, bocu köpekler sardı,
Zamane meydanında çakallar cirit atarken,
Benim soylu kurduma inleri bile dardı…

Karşısına geldiler de dost gibi durdular,
Akıl almaz dümenler, tuzaklar kurdular,
Kancık yılışmalarla ayağına dolandılar,
Her dönüşte sırtına nice darbeler vurdular…

Yol alamadı, gelen vurdu, giden vurdu,
Şöyle yere sağlam bastı, öylece durdu,
İyi düşündü, kendi kendine sordu,
Çakallara boğduruyorlardı kurdu…

Ademoğlu bu; varsın aşağılık olsun,
Yıkılsın bu haller, beylik, ağalık olsun,
Bir yer beğen, yalnız ve asil kurdum,
Başı yüce, hem dumanlık, dağlık olsun…




’Batur Nafiz Tançağlar’
Nafi Çağlar Hacıömerli
30 Ocak 2003-Karşıyaka
Şehitkamil / Gaziantep


SOMA'DA YANDILAR
SOMA’DA YANDILAR

SOMA’DA YANDILAR

Neçe canlar yandı bu Soma’da,
Sanmayın, yanıp gittiler sobada,
Allah düşmana bile vermesin,
Ölenler öldü, kalanlar komada...

Payını da aldı Kırkağaç, Akhisar,
Yaralı çok, yüzlerce de ölü var,
Yakınları darmadağın olmuş, Gel bu yarayı sarabilirsen sar...

Korkulu yürekler gürp gürp atıyor,
Soğuk depolarda naaşlar yatıyor,
Kapılardan birer birer verilen,
Tabutlarda ne umutlar batıyor...

Yandılar, Soma’da yandılar,
Ekmeklerini kömüre bandılar.
Evlerinden tebessümle çıktılar,
Tekrar geri döneriz sandılar.
Yandılar, Soma’da yandılar...


Nafi ÇAĞLAR
Batur Nafiz Tançağlar
15 Mayıs 2014 Perş. 20:20
Nafi Çağlar Kısa Film
BİZİM ELLER / Karayusuflu Köyü

Kızık Boyu

KIZIK BOYU
KIZIKLAR



A- DULKADİRLİ HANEDAN SOYU
Zülkâdiriyye
Hisarbeyli
Dulkadir-li-oğulları
Dölarslan
Mestanbey
Salmanlı
I- DULKADİRLİLER İÇERİSİNDE YERALAN AŞİRETLER
Budak, Sungur, Boyalı, Karacakürt, Çongar, Köşger, Tatlı, Şerefeddinli, Söklen, Koçak (Koçi) Bey, Derviş, Karalar, Küreci (Küre), Körklü (Körkü), Kızıl-lı, Kızılkocalı, Köçekli, Sekülü, Şeyh Şâmi, Alişar, Topaç, Musahacılı, Torunlar, Yassıvela, Tatar, Hasan, Demircili, Bahşi-Bahşili, Alamalsı, Alcı, Zakirli, Mihmatlı, İsalu, Yümrük, Kılıç, Nefesoğulları, Osmanoğlu, Sarılar, Karlı, Belen, Çay, Mert, Karmış, Pekmezli, Kayran, Kodal, Kulfalı, Çöplü, Gündüzlü, Hacılar, Çarıklı, Muslu, Bazlamaç, Çiçekli, Altın, Ketsen, Kertil, Tekeli, Evliyalı, Turhan, Bekdik, Göksu-lu, Yahşi, Harbandelü, Çatalı, Çeçenli, Nurgöz, Kubat, Rişvan, Turtgutlu, Kabakulak, Recepli, Safalı, Koruculu, Hüseyin, Hacılı, Karahamzalı, Taşlı, Kızıldonlu-Karadoğan-Karadonlu-Karadona Poyraz-lı, Bağdatlı, Tacirli, Keven, Orhanbeğli, Sakalu, Kelallı, Kadir-li, Duman, Durak-lı, Karabıyık, Tirkeş, Zekeriyalı, Sarıkız –Tokuş, Maraş-lı, Bağdatlı, Kerküklü, Musullu, Şamlı, Tarhanlı, Halepli.



2- KIZIK BOYU
Keleş-oğlu Aşireti
Hamallı Aşireti
Pekmez-ci Aşireti
Karasakal Aşireti
Savcılı Aşireti
Höçük Aşireti
Bozatlı Aşireti


Kaynak ; Sarızeybek Haber






NASIL ARAŞTIRDIM...?

2012 yılının Kasım ayında Volkan Karasu Bey elektronik postama bir mesaj atıp,benden;
Drama ve Mübadele ile ilgili yazılarımı okuduğunu,Babaannesinin 1919 Drama-Mahmatlı
doğumlu olduğunu,kendisininde elinde bilgiler olduğunu bildirerek yardım istemiş;Nasıl
Araştırma Yaptığımı sormuştu?.Ben de kendisine kısaca yolunu emaille cevaplamıştım ve eklemiştim,yakında bildiklerimi bu sitede anlatacağım..Birde yakınlarımın merakı oluşunca
yaşadıklarımı anlatmak önem arzetti..

Rahmetli Babaannem benim bilgi depom,Balkanlarla ilgili,ailemin yaşantılarının çoğunu ondan öğrendim.BİZ MAHMATLIYIZ cümlesini o kazıdı belleğime.Diğer büyüklerimden ulaşanlar ise oldukça sınırlı..Tek hayıflandığım; ona yeterince soru soramam oldu..

’Selanik Eyaleti,Drama Sancağı,Sarışaban Kazası,Mahmatlı Karyesi’ de onun nakışlarından..


Her şeyden önce ben bu adımı,Büyüklerimin,Balkanlarda yaşadığı yerleri bulup,görmek
ve onlar hakkında bir biyografi oluşturmak için attım.İlk olarakta sorumu rahmetli İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Ağaya,Samsundaki bir seyyahatinde sordum:

-Hocam bizimkiler Anadoluya Selanik Eyaleti Drama Sancağı,Sarışaban Kazası,Mahmatlı Kariyesinden gelmiş buraları biliyor musunuz.....? Biraz düşündükten sonra Batı Trakyadan birlikte geldikleri guruba bakarak GEDİKLER dedi ilave etti ’Gelde seni oralara götürelim..’

Balkan Türkleri Yardımlaşma ve Yaşatma Derneğinden bir gurupla Yunanistanın İstanbul
Başkonsolsluğuna vize için müracat ettik,bir müddet sonra olumsuz cevap geldi..Belli ki
ilgili makam,dernek kanalı ile yaptığımız müracaattan rahatsız olmuştu..

Ama benim içime bir ateş düşmüştü oralar nasıl dı ? Bu günkü adı neydi..Aklıma İstanbuda
uzun süre komşuluk yaptığımız,bu gün bir devlet üniversitesinde Rektör Yardımcısı
arkadaşım geldi.Ona detayı ile bildiklerimi anlattım eski bir Osmanlı Arşivleri uzmanı
olarak beni o günkü yeri olan Sultanahmet-Tranvay Durağının arkasındaki merkezine yönlendirdi çünkü bendeki;
Selanik Eyaleti,Drama Sancağı,MAHMATLI kariyesi bilgisi doğru ise çok önemli noktalara
ulaşılabilinirdi..Oradan Uzmanların bulunduğu İstanbul Valiliğinin külliyesi içindeki tarihi binalara geçtim..Burası Bİlindiği gibi OSMANLI DEVLETİNİN son yönetim merkezi Bab-ı Ali
idi,İlgililer beni dinledi..Fakat o gün için Selanik Eyalet Arşivlerinin araştırmacılara
açılmadığını bildirdiler..Trabzon Eyaleti ve birçok merkezin bilgilerine girilebiliyordu
kardeşim Hakan Beyle biraz umudumuz kırılmıştı..
Arşivde Uzman Çarşambalı bir hemşehrim:
’Ankaradaki Cumhuriyet Arşivleri ilgililere açık,elindeki bilgilere göveniyorsan,hedefine ulaşabilirsin..Hatta internette dijital katoloğlar yayınlandı,istersen gitmeden bir bak..’

Ben biraderi İstanbulda bırakıp Ankaranın yolunu tuttum..Haydar Paşada başlayan yataklı
vagon yolculuğum bu hatta son nostaljik seyyahatimdi..Şimdi Hızlı Tren var en geç üçbuçuk-dört saatte Ankaradasınız..

Sabahın ilk saatleri ile Başkentteydim,Demetteki MİT Binasının arkasındaki ARŞİVLERİN o günkü öncü misafiri bendim..

Aile dostlarımızdan birinin uzman olarak çalıştığını bildiğim için ilk defe Arşivlere
gitmeme rağmen rahattım.Hoş beş ve çay faslından sonra Katoloğ taraması yapıldı..Bilgiler doğruydu,başta büyükdedem,dedem ve erkek kardeşinin aile reisi olarak isimlerinin bulunduğu;
Mahmatlıdan 1924 yılının Şubat-Martında Türkiye Cumhuriyetine ikiyüzseksendört aile gelmişti ve ağırlıklı İzmit ili Merkeze bağlı Gündoğdu Köyü,Sakarya ili HENDEK İLÇESİ KAZIMİYE KÖYÜ,
YİRMİSEKİZ AİLE KADAR DA SAMSUN İLİ BAFRA MERKEZE yerleştirilmişlerdi..Babaannemi ve dedemi ziyarete ; hem Gündoğdudan hem Kazimiyeden gelen akrabaları bunu pekiştirmekteydi..

Bilgi kırastalleşmeye başlamış,Belgenin ucu görünmüştü..Ben aynı gün döndüm,benden alınan dilekçeye cevap takriben yirmi gün sonra elime sarı zarafla ulaştı,bizimkilerin Tasfiye Talepnamelerinin Osmanlıca metinleri, imzalı mühürlü fotokopi olarak elimdeydi..ARTIK BENİM ELİMDEDE
BELGELER vardı.Öz olarak geldikleri adres,orada bıraktıkları memalikin dökümü,altın lira olarak karşılığı belirtilmekteydi..

Artık kendisini hiç görmediğim,ama büyüklerimden bir hayli bilgi topladığım,Büyük Dedem
hakkında bir yazı yazabilirdim.Çünkü Milli Tarihimizin çok önemli bir bölümünde yaşamış,
bulunduğu bölgede ’Lider’olarak görev yapan bu değerli şahsiyet çocuklarıma,yiğenlerime
ve yakınlarıma bir ışık olabilirdi..

Biyoğrafi,Türk Edebiyatına 16 yy da Ali Şir Nevai ile girmiştir.
Batı Dünyasında 16.yy sonunda yaygınlaşmış,bir aileyi geniş şekilde ele alan kapsamlı
biyografik eserler 20 yy da yazılmaya başlanmıştır..Yani aile biyografisi..

Topladıklarımı dürüst bir şekilde anlatmalıydım..
Ben de onu yapmaya çalıştım..Mesela Cumhuriyet Dönemi yaşantısı
ve düşünceleri bana nakleden rahmetli babamın amcaoğlu ve bir dönem Samsun
Millet Vekilliği yapmış aile büyüğümden dinlediğim gibi oldu..Mübadeleyi;Rahmetli
Babaannemin görüşlerine kronolojiyi ekleyerek kaleme aldım..

Büyük Dedemin Siyasi görüşü benim tesbitlerimle,yine aile büyüğümüz Büyük Halamızın
eşi,Rahmetli eniştemiz Kemal Bey takip edilerek bulunabilir..Büyük Dedemin vefatından
hemen sonra kurulan DP Bafra kurucularından olan bu şahsiyet,1950 li yılların ortalarında
işini Ankaraya taşıyarak,Rahmetli Menderesin en yakınında bulunmuştur.
Büyük Dedemle on yıl bir süre,oluşturdukları baba-oğul yakınlığından ileri bu birliktelik,bunun açık ifadesidir..
Ben Büyük Dedemin sekreterliğini yapmış bu şahsiyeti onun sır küpü olarak görüyorum..

Ulaştığım bilgiler ışığında Büyük Dedemin babası HACI HAFIZ İSMAİL EFENDİ hakkında
bildiklerim çok sınırlı olduğu için, istememe rağmen onun hakkında bir Biyoğrafi
oluşturamadım.Tanzimatla çağdaş olan bu şahsiyet hakkında bildiklerim;Tütüne
olan tepkisi.’Bu müsküratla abad olunmaz.Kötülükleri söyleniyor lakin içen içine’ Onun sözü .’Haramla abad olunmaz.’ onun ifadesi..Ama bu konuda da ısrarcıyım;eğer ilgimi
çeken bir bilgiye ulaşırsam onun hakında da bir tanıtıcı yazı kaleme almayı oldukça fazla
arzuluyorum...Rabbim müsaade ederse...

Rahmetli Babam ve Annem hakkında şiirlerimde portreler var.Öykülerimde hem onların
hem Babaannemin Şehit Babası Şaban Çavuşun biyografileri..Kısmende OTOBİYOGRAFİ..
Rahmetli dedemden anlatımlar bulunmakta yazdıklarımda..

’Babaanneme Mektuplar’ın kitaplaştıracağım ilk eser olmasını arzuluyorum,Mevla izin verirse..O BİLGE kadını herkesin tanımasını istiyorum..Gelinleri ile olan Ana Şevkatli
diyoloğu hala belleğimde..Annemin ve yengemlerin ona olan hürmet ve sevgileri,
babam ve amcamlardan az değil,belki fazlaydı..Babası Sıhhiye Çavuşu Şaban
Efendiden öğrendiği;küçükte olsa cerrahlığı,1940 lı yıllarda kanunen yasaklanana kadar,
tanıdık ve yardım talep edenlere Allah rızası için bila bedel ifa ettiğini rahmetli
babamdan dinlemiştim..Bir yaz tatili elimde çıkan dolamayı hekimler değil,o kendi
yöntemleriyle kısa sürede tedavi etmişti..


Yazılarımda Rahmetli Babamdan,Annemden duyduklarım var..Her şeyden önemlisi
Annem;BİLGE KADIN BABAANNEME elleriyle teslim etmiştir beni..O da bir hamur gibi
yoğurmuştur ruh dünyamı..Dedem ve Amcamların da katkısı var anlatılanlarda..

Arşiv araştırmalarım sırasında bir tahrir defterinde rahmetli dedemin;’Molla Mestan’
olarak zikredilmesini büyük bir mutlulukla öğrendim..Yaşadıkları Belde olan Mahmatlıda
bulunan Medresede yaptığı tahsille,bu ünvanı aldığı bir gerçek..Ama bunu ben hiçbir büyüğümden duymadım...Yalnız Rahmetli Babası’Molla Mustafa’ile,dedesi’Hacı Hafız
İsmail Efendinin’rahleyi tedrisinde bulunduğu,bilinen hakikatlerdendi..Kavalaya olan
sevgisini bildiğim;hayatta daima gülen yüzünle hatırladığım;biricik Dedeciğimin
biyoğrafisi;bana,bu konuda yaptığım araştırmaların en anlamlısı olacak.O günü
dört gözle bekliyor ve şevkle çalışıyorum...



İstanbuldaki Arşiv ziyaretimde bana iki kitap tavsiye edldi;

1.OĞUZLAR,Prof.Dr.Faruk Sümer..Türkmenler,Tarihleri, Boy Teşkilatı,Destanları...
2.ANADOLUDA TÜRKMENLER VE YÖRÜKLER..Osmanlı Arşivleri Daire Başkanı
Orhan Sakin..(Boylar-Kabileler-Cemaatler)16.yy arşiv kayıtlarına göre..

Çünkü Rumeline yerleştirilen TÜRKLER OSMANLININ DEVLET POLİTİKASI GEREĞİ İDİ VE HEPSİNİN KÖKENİ KAYITLARLA BELİRLENMİŞTİ...

Beni ilk heyecanlandıran,merhum Prof. Dr.Faruk Sümer hocanın ilgili, kitabında’Mihmatlı
ve Bozatlı obalarının OĞUZLARIN KIZIK BEYİN SÜLALESİNDENDİR’TESBİTİ OLDU..

Daha sonra Orhan Sakin Beyin 16.yy Osmanlı Tahrir defterlerinde onlarca MAHMATLI YERLEŞKESİNİN BELİRTİLMESİ BENİ OLDUKÇA SEVİNDİRDİ..

ARTIK iLMİ BİR GERÇEKTİ MAHMATLILAR OĞUZ KAĞANIN TORUNU KIZIK BEYİN AHFADI İDİ VE ANADOLUYA ÇEŞİTLİ TÜRKMEN GÖÇLERİ İLE GÖÇMÜŞLER İLK YERLEŞTİKLERİ BÖLGE
BUGÜNKÜ SURİYE SINIRLARI İÇERİSİNDEKİ HALEP VE ŞAM CİVARLARI OLMUŞTU..ORTA ASYADAN MÜSLÜMAN OLARAK GELEN BU TÜRKMEN GURUPLAR,MÜSLÜMAN ARAPLARLA
UZUN YILLAR KOMŞULUK YAPMIŞLAR..ÖZELLİKLE HAŞİMİLERİN YAŞADIĞI BU BÖLGEDE
KIZ ALIP VERMİŞLER,MAHMATLI İSMİNİNDE RESULULLUH EFENDİMİZE (SAS) DUYULAN AŞKIN
GEREĞİ ORTAYA ÇIKTIĞI KANISI BENDE OLUŞMUŞTU..İŞİN EN DOĞRUSUNU RABBİMİZ BİLİR..

Kocaman bir aile olduğumuz gözüküyordu artık.BALKANLARDAKİ KÖKLERİ ARARKEN;
UZAKTAKİ KÖKLERE ULAŞTIRMIŞTI MEVLA.’MAHMATLIYIZ’ sözü Babaannemin,kulaklarımda
çınlamaya başlamıştı..Bu büyük kadını bir defa daha minnetle andım,ruhuna Fatihalar gönderdim..

Ertuğrul Gazi Cennetmekan Anadolu Selçukluların uç beyi iken,Söğüt ve Domaniç
civarında en büyük desteği KZIK BOYLARINDAN GÖRMÜŞTÜR,BU TARİHİ BİR TESBİTTİR..

Anlatılır ki KIZIKLARA ANLAMLI İLGİ DUYAN ERTUĞRUL GAZİ,KARAKEÇİLİ AŞİRETİNDEN
BÜYÜK TEPKİ GÖRÜR;BEY DEVLET ADAMLIĞINI;KIZIK BEYİNİN YEDİ OĞLUNU KARAKEÇİLİ AŞİRETİNDEN YEDİ GÜZEL KIZLA EVLENDİREREK GÖSTERİR..ORTALIK SÜT LİMAN OLMUŞTUR..ULUDAĞ ETEKLERİNDE MİS GİBİ OSMANLI KOKAN ,BÜYÜK KISMI KORUNMUŞ BU KIZIK KÖYLERİ,ERTUĞRUL GAZİDENDİR..CUMALIKIZIK,FİDYEKIZIK,DEĞİRMENLİKIZIK VE HAMAMKIZIK BUGÜN HALA AYAKTADIR,BAYINDIRKIZIK VE DALLIKIZIK ZAMANIMIZA
ULAŞAMAMIŞTIR..OSMANLI ŞERİYYE SİCİLLERİNDE,BURSADA KIZIKLARIN YAŞADIĞI KÖY
SAYISI ONUN ÜZERİNDE GÖSTERİLİR...

İNTERNET ÇOK ETKİN BİR BİLGİ DEPOSU..YUNAN DEVLET ARŞİVLERİNİN BİR BELGESİNE MAHMATLI TARAMASI YAPARKEN ULAŞTIM.KÖY 1926 KASIMINDA DAFNANOS ADINI ALMIŞ..BABAANNEMİN ANLATTIĞI GÜZELİM DEFNE ORMANLARI KÖYE İSİM KAYNAĞI OLMUŞ..

Yerleşke bugün İSKEÇE merkezinin 21 km kuzey-batısında İskeçe-Drama karayolu üzerinde
turistik bir merkez,rakım 160 m.Hemen altında Osmanlının yaptırdığı demiryolu hala faal.
STAVROPOLİ BELEDİYESİNİN 6 km Kuzeyinde..

Bilkent Ünivesitesi Bilim adamlarından Bulgar Tarihçi Prof.Dr. E.RADUŞEV,Bulgaristandaki Osmanlı Arşivlerini kaynak göstererek Türkmen Boylarının 1530 yılından önce yedi aile
olarak MAHMATLIYA yerleştirildiklerini belirten yazısı bana yeni ufuklar açtı..

Yine Ankara Gölbaşı Mahmatlı Köyünden Sn Muharrem Kılıç Beyin köye ait sitede yazdığı makale ile,bu gün bile Türkiye sınırlarında MAHMATLI ismi ile yirmiye yakın köy ve belediyenin olduğunu tesbit ettm.

Mahmatlı Obasının orjinalinin Mihmadlı veya Mihmadlu olduğunu tahrir defterlerinden
öğrendim..Bu kelimenin zaman içinde aşınıp dile ve kulağa hoş gelen bir eylem olsa gerek..
Çünkü 1530 tarihli kayıt defterlerinde;Mihmatlı Köyü,Paşa Sancağı,Yenice-i Karasu KazasI
Sol kol,1 TD.167.Defter 22.Sayfa olarak düşmekte belgelere..Ayrıca Paşa Sancağında;
-Mihmadlı Köyü.Aydos Kazası Silistre 1 TD.370/449
-Mihmadlı Köyü Yörükanı Tanrıdağı TD.230/90
-Mihmadlı Köyü Müsellimanı Çingane TD.191/34
-Mihmadoğlanları Köyü Yenişehir Yenişehir Kazası Tırhala 1 TD.101/168
Kayıtlarına ulaştım..Ve şöyle yorumladım..Savaşlarla kaybedilen topraklarda yok
olan Mihmadlı isimli köyler..

Özellikle internetten ulaştığım bilgilerin akademik olanlarını tercih ettim..Yani interenette
yayınlanan her makale benim bilgi kaynağım olmadı..Öncelikle;’T.C BAŞBAKANLIK,DEVLET
ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,OSMANLI ARŞİVİ DAİRE BAŞKANLIĞI ,OSMANLI YER ADLARI I.
CİLT,RUMELİ EYALETİ,(1514-1550) Ankara-2013..Yine,T.C BAŞBAKANLIK,DEVLET ARŞİVLERİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,Yayın No:21 OSMANLI YER ADLARI(Alfabetik Sırayla) Tahir Sezen,Ankara-2006 adlı iki eser,benim internette önemli kaynaklarımdan oldu..


Edebiyat Defteri sitesinden Sn.Nafi Çağlar Beyin email göndermesiyle,Gaziantepe kadar
ulaşan bir Mahmatlı-Mihmatlı- topluluığundan haberdar oldum.Bilhassa değerli kardeşimin
çalışması ile çok büyük adımlar atılmış,bunu araştırmalarımla öğrendim..

Şimdi ziyaret ve tanışma vakti,bunu keyifle yapacağım..İşe Bursadan başlamak istiyorum..
Uludağın eteklerindeki tarihi Kızık Köylerini
bir,bir dolaşacağım,İnşaallah..

Sonra da Kocaeli’n de ve Sakarya da ki Drama-Mahmatlı lı akraba ve komşularımı...

İşte benim araştırma serüvenim..

( Kaynak ; Drmalı 55 ; Muharrem Ceylan )









BÖLÜM 10

 

TÜRKİYEDE KIZIK BOYU DERNEKELRİ  VE KURULTAYLAR

 

 

A.KIZIK BOYU DERNEKLERİ

 

1.Tokat Kızık Köyü Derneği

2.Malatya Arguvan Kızık Köyü Derneği

3.Bursa Tarihi Kızık Köyleri Derneği

4.Amasya Kabaoğuz Köyleri Derneği

5.Sivaz Zara Kızık Köyü Derneği

6.Gaziantep Kızıklar Derneği

7.Gaziantep Mihmadlı Yörük Türkmenleri Derneği

8. Gaziantep Kızık ve Pekmezci Köyleri Derneği

9.Ankara Akyurt Kızık Köyü Derneği

9.Sinop Dikmen Büyükkızık Köyü Derneği (İstanbul)

10.Sinop Dikmen Küçükkızık Köyü derneği

 

 

 

 

 

 

 

 

 

B.KIZIK BOYU KURULTAYLARI

 

 

Kızık Boyu 1.Kurultayı ;

 

16 Ağustos 2009'da  ;

 

Gaziantep Şehitkamil ilçesi Karayusuflu köyü " Memik Kiya köy odası " nda Türkiye geneli “Kızık Boyu Kurultayı” ve " Mihmadlı / Mahmatlı Oymakları Kurultayı "  başlatıldı. Yani 1.Kurultaylar yapıldı.Çalışmamız Türkiye Atmalı Oymağı’na da örnek oldu ve onlar Ağustos 2010’da Malatya Arguvan’da ilk kurultaylarını yaptılar.

 

Son dönemde yapılan araştırmalarla, “Mahmatlı” adı taşıyan köylerin adlarının rastgele konulmuş bir ad olmadığı, Mahmatlı boyunun, Oğuz Han’ın oğullarından Yıldız Han’ın torunlarına bağlı Avşar, Bozulus, Bozatlu boyları gibi bir boy olduğu ortaya çıktı. Bu çerçevede, Türkiye’nin dört bir yanında bulunan Mahmatlı Köyleri, birbirleriyle görüşmeye ve birbirlerinin etkinliklerine katılmaya başladılar.Bu çerçevede Gaziantep Şehit Kamil ilçesi Karayusuflu Köyünde kurulmuş bulunan Mahmatlı Hacıömerli Eğitim Kültür Dayanışma ve Araştırma Derneği, bir ilke imza attı. Mahmatlı Hacıömerli Oymağı Birinci Kurultayı’nı düzenleyen dernek başkanı Nafi ÇAĞLAR ve derneğin diğer yöneticileri, Mahmatlı boyunu toparlama konusunda ilk girişimi yapmakla gurur duyduklarını, ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliğine hizmet etmenin her Türk vatandaşı gibi kendilerinin de görevi olduğunu belirtmiştir.Birinci Mahmatlı kurultayına, Mahmatlı boyuna bağlı pek çok köyden gelen vatandaşlar, yaşlılar ve bölgedeki diğer Türkmen aşiretlerinden temsilciler katıldı. Urfa Karacadağ Türkmenleri Dernekleri temsilcileri, Urfa Bozova Türkmenleri dermekleri temsilcileri, Urfa Araplu Türkmen aşireti derneği temsilcileri, Gaziantep Kuvayı Milliye Derneği yöneticileri misafir olarak kurultaya katıldılar. Gaziantep Rişvanlı Aşireti Derneği temsilcisi Araştırmacı Yazar Mehmet Demir ATMALI’da kurultaya konuşmacı olarak katılanlardandı. Birinci Mahmatlı Köyleri kurultayına, dernek yöneticilerinin daveti üzerine köyümüzden de Muharrem KILIÇ konuşmacı olarak katıldı.Kurultay bütün şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu ve peşinden okunan İstiklal Marşıyla başladı. Dernek başkanı Nafi ÇAĞLAR’ın açış konuşmasından sonra sırayla konuşmacılar konuşmalarını yaptılar. Konuşmalardan sonra Başkan Nafi ÇAĞLAR kurduğu futbol takımının formalarını katılımcı misafirlere hatıra olarak dağıttı. Birlikte yenilen öğle yemeğinden ve çaylı sohbetten sonra Aksakalların tespiti ve Aksakallar yönetim kurulunun seçimi yapıldı. Kurultayın tamamlanmasından sonra, çevrede yerleşik olan Mahmatlı oymağına bağlı bazı köyler ziyaret edildi.Birinci Mahmatlı Oymağı kurultayı baştan sona Gaziantep Olay TV tarafından izlendi ve çekimler yapıldı. Bu çekimlerle hazırlanan program 23 Ağustos Pazar akşamı Gaziantep Olay TV’de yayınlandı.Köyümüzden kurultaya katılan Muharrem KILIÇ’ın kurultayda yaptığı konuşma aşağıdadır.

MAHMATLI DERNEĞİ KURULTAYINA

Sözlerime selam ile başlarım,
Merhaba! Sevgili karındaşlarım.
Yesevi’ce kendi nefsim taşlarım,
Oğuz soylarından soyumuz vardır.

Oğuzhan atamdır, dedem Yulduz han,
Amcam Afşar, Beğdili ve de Karkın’dan,
Hepimizin boy babası Kızık han,
Kızık boylarından boyumuz vardır.

Bayındır, Çavuldur, Kınık ve Kayı
Bunlar akrabamız, amuca, dayı.
Hepsinin içinde Mahmatlı Köyü,
Köyleriniz gibi köyümüz vardır.

Bozulus, Bozatlı öz kardaşımız,
Döger, Büğdüz, Salur hep yoldaşımız.
Bayat, Çepni, Kıpçak da haldaşımız,
Yirmi dört boydan da payımız vardır.

Vezirköprü, Sorgun, Kelkit, Çamardı
Ankara’dan Taşköprü’ye uzardı.
Her birinde akraba Mahmatlı vardı,
Milyonları tutan sayımız vardır.

Bu topraklar harman olmuş bizimle,
Anlatmaya çalışırım sazımla,
Yolda uzak, kalpte yakın sizinle,
Bu vatan üzeri sayemiz vardır.

Karayılan, Şehit Kamil bizimdir.
Bu toprağı vatan yapan özümdür.
Hepinizin sözü benim sözümdür.
Bir de Osmanlı’da Kayı’mız vardır.

Birisi Mahmatlı, biri Atmalı
“Güne dek harasız” diye çatmalı (Bugüne kadar neredeydiniz)
Bu sevgi hepimizi kuşatmalı,
Antep de, Maraş da dayımız vardır.

Yollar uzaksa da gönüller yakın,
Bundan sonra uzak kalmayın sakın,
Birfani kardeşiniz burada bakın!
Kiya’da içilmiş çayımız vardır.

Muharrem KILIÇ

 

 

 

 

 

Kızık Boyu 2.Kurultayı ;

 

19 Kasım 2010'da ;

 

Gaziantep Şehitkamil ilçesi Karayusuflu köyü " Memik Kiya köy odası " nda Türkiye geneli “Kızık Boyu 2. Kurultayı” ve " Mihmadlı / Mahmatlı Oymakları 2.Kurultayı "  gerçekleştirildi. .

 

 

 

 

MAHMATLI/MİHMADLU/BUDUNLU OYMAĞI 2.KURULTAYI

 Oğuz boylarından olan Mahmatlı Oymağının 2. Kurultayı, 19 Kasım 2010 tarihinde Gaziantep İlimize bağlı Şehit Kamil İlçesi Kara Yusuflu Köyünde yapıldı. Geçen yıl yapılan ilk kurultaya Ankara Gölbaşı Mahmatlı temsilcisi ile Gaziantep’te bulunan ve oymağa bağlı yakın ilçelerden, köylerden temsilcilerin katılmıştı. Bu yıl Urfa(Karakeçili aşireti), Ankara, Kahramanmaraş, Nevşehir Avanos ve Gaziantep’ten temsilcilerin katıldığı kurultayda, Mahmatlı oymağı ve Rişvan aşiretleri üstüne yapılan çalışmalar ele alındı. Katılımcıların yaptığı konuşmaların birlik ve beraberlik ve farklı dilleri konuşuyor olsak ta aynı boydan ve soydan olunduğu ifade edildi.Kurultayı gerçekleştiren Nafi Çağlar Mahmatlı tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından, Araştırmacı Yazar Rişvan aşiretinden Mehmet Demir Atmalı tarafından “Mahmatlı Oymağı Bölgesel Tarihi ve Rişvan Bağlantısı” konulu sunumu ilgiyle izlendi. Ankara Gölbaşı Mahmatlı Oymağından Araştırmacı- Yazar Muharrem Kılıç ise “Mahmatlı Oymağı Genel Tarihi ve Kızık boyu ile Bağlantısı” üzerine bir konuşma yaptı. Kılıç, yaptığı konuşmada “Türk Milletinin zor bir dönemden geçtiğini ve kültür değerlerimize, birbirimize sahip çıkmamız gerektiğini” vurguladı.Konuk Oğuz boylarının temsilcilerinin yaptığı heyecanlı konuşmaların özünde yapılan toplantıların önemi vurgulandı. Davet edilen Mahmatlı Oymağına bağlı bölgelerin (Balıkesir, Aksaray, Yozgat ve Çorum’da bulunan Mahmatlı oymakları)temsilcilerinin kurultaya gönderdiği selam ve mesaj, bundan sonraki kurultayların daha kalabalık olacağının işaretini verdi.Nevşehir Avanos Mahmat Belde belediye başkanı Faruk Ceyhan’ın da konuşma yaptığı kurultayda, katılımcılar arasında son konuşmayı Ankara Gölbaşı Mahmatlı Oymağı temsilcilerinden İsmail Kandemir yaptı. Kandemir konuşmasında “Allah’ın insanları nimetler ve sabır üzerinden sınava tabi tuttuğunu, Türk Milletinin tarih boyunca önemli sınavlar verdiğini ve başardığını” söyledi. Bugün de milletimizin birlik beraberlik sınavından geçtiğini, oğuz boyları olarak birbirimize sahip çıkmamız, ülkemize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek için üstümüze düşeni yapmamız gerektiğini, farklı siyasi partilerin mensubu olmaktan değil; kardeş olmamızdan gelen bir bağlılıkla, Türk yurdunun ve milletinin birliğine sahip çıkıp tavır koymamız gerektiğini” vurguladı.3. Kurultayın Nevşehir Avanos Mahmat Beldesinde, 4. kurultayın da Ankara Gölbaşı’nda yapılmasının kararlaştırıldığı buluşma, Araştırmacı Nafi Çağlar Mahmatlı’nın yaptığı teşekkür konuşması ile sona erdi.Kurultaya katılan oğuz boylarının temsilcileri arasında yaşanan kaynaşma, Türk Milletinin bu dayanışmaya ne kadar çok ihtiyacı olduğunu ve milli bütünlüğü sağlamanın, bu nitelikte buluşmalar, ziyaretler ve yüzyüze görüşmelerle sağlanabileceğini gösterdi. Kürtçe konuşan Karakeçili ve Rişvan Aşireti temsilcilerinin Türk’çe duruşları, her anlamda mücadele azmi içinde olduklarını gördüğümüz katılımcıların kardeşlik heyecanları kurultaya damgasını vurdu. Birlikte Kur’an-Kerim ve mevliti dinleyen temslcilere şerbet ikram edildi. Yemek esnasında gerçekleştirilen sohbetlerde, Oğuzdan gelen kardeşliğimizin pekiştirilmesi ve boy temsilcilerine ulaşılması, Mahmatlı Oymakları konusunda araştırılmaya devam edilmesi, yakın illerden başlamak üzere kurultaya kadar ziyaret ve görüşmeler yapılması, araştırmaların ve basılan eserlerin kurultay üyelerine ulaştırılması ve ilişkilerimizin canlı tutulması üzerinde duruldu.Yüce Türk Milleti adına atılan önemli bir adım olan bu kurultayın, tüm oğuz boyları tarafından da gerçekleştirilmesi arzusuyla, Mahmatlı Oymağı 2. Kurultayının birliğimiz ve beraberliğimizin devamına vesile olmasını diliyoruz.

Ankara Gölbaşı Mahmatlı Oymağı Katılımcıları adına;

İsmail Kandemir

 

 

 

 

 

 

 

 

Kızık Boyu 3.Kurultayı ;

 

30 Temmuz 2011'de ;

Nevşehir Avanos Mahmat kasabasında, Mahmat Belediye Başkanı Faruk Ceyhan ile birlikte, " Kızık Boyu 3.Kurultayı " ve " Mihmadlı / Mahmatlı Oymakları 3.Kurultayı "  gerçekleştirildi. Kurultaya Bursa’dan ; Yıldırım Fidyekızık köyünden Ertuğrul Sünel ve Ketsel Derekızık köyünden İzzet Güngör, Kayseri’den Kocasinan Kızık köyünden Mustafa Öztürk, Mehmet Kızıklı, muhtar Feyzi ……….., Niğde Çamardı Mahmatlı köyünden Talip Peker, Ankara Gölbaşı Mahmatlı köyünden Muharrem Kılıç, Gaziantep Mehmet Demir Atmalı ve G.Antep kanal 5 tv. den Mehmet Alıcı, Kilis’ten Ökkeş Gün, Elazığ’dan Mitat Çıbuk katıldılar. Nevşehir Üni. Rektörü Filiz Kılıç ve başdaışmanı Özden……….. katıldılar.

 

 

Kızık Boyu 3.Kurultayı ve Mahmatlı Oymağı 3. Kurultayı 30 Temmuz 2011 Cumartesi günü Avanos'a bağlı Mahmat Beldesi'nde yapıldı. Sunumunu Ökkeş Gün'ün yaptığı etkinliğin açılış konuşmasını Nafi Çağlar Kızıkbeyi yaptı. Mahmat belediye başkanı Faruk Ceyhan ev sahibi olarak "Hoş geldiniz" dedikten sonra sırasıyla Anakara Gölbaşı Mahmatlı köyünden gelen Muharrem Kılıç, Elazığ'dan gelen Mithat Çıbuk, Gaziantep'ten gelen Mehmet Demir Atmalı,Bursa'dan gelen Ertuğrul Sünel, Niğde'den gelen Talip Peker, Kayseri'den gelen Mustafa Öztürk birer konuşma yaptılar.  

Toplantıya Nevşehir Üniversite Rektörü Prof. Dr. Filiz Kılıç da  katıldı ve bir konuşma yaptı.

Çevre belediye başkanlarınında va kasabalılarında katıldığı toplantı verimli geçti.

Kurultay; Nafi Çağlar Kızıkbeyi'nin yetkilendirilmesi ve teşekkür konuşması ile sona erdi.

Nafi Çağlar Kızıkbeyi, sonraki kurultayın 11 Kasım 2011 'de Gaziantep - Şehitkamil Karayusuflu köyünde yapılacağını açıkladı.

 HABERve FOTOĞRAFLAR: www.avanosgazetesi.com (Metin Yıldırım)

 

 

 

 

 

Kızık Boyu 4.Kurultayı ;

 

9 Kasım 2011'de ; Gaziantep Şehitkamil Karayusuflu köyü " Memik Kiya köy odası "nda " Kızık Boyu 4.Kurultayı " ve " Mihmadlı / Mahmatlı Oymakları 2.Kurultayı "  gerçekleştirildi. .

 

 

 

 

 

Kızık Boyu 5.Kurultayı ;

 

27-28 Ekim 2012'de ;

Gaziantep Şehitkamil Karayusuflu köyü " Memik Kiya köy odası "nda " Kızık Boyu 5.Kurultayı " ve " Mihmadlı / Mahmatlı Oymakları 5.Kurultayı "  gerçekleştirildi. .

Aynı zamanda " Türkiye Milli Kültür Dernekleri 1. Kurultayı” da ev sahipliği yapıldı.

 

 

 

Kızık Boyu 6.Kurultayı ;

 

19-20 Ekim 2013'de ; 

 

 Gaziantep Şehitkamil Karayusuflu köyü " Memik Kiya köy odası "nda " Kızık Boyu 6.Kurultayı " ve " Mihmadlı / Mahmatlı Oymakları 6.Kurultayı "  gerçekleştirildi. .

Aynı zamanda " Türkiye Milli Kültür Dernekleri 2. Kurultayı” da ev sahipliği yapıldı.

 

 

 

 

 

 

 

Kızık Boyu 7.Kurultayı ;

 

11-12 Ekim 2014'te ;

" Türkiye Milli Kültür Dernekleri 7. Kurultayı " nı,  Mihmadlı Yörük Türkmenleri 7. kurultayı ,Oğuz Kızık Boyu 7. Kurultayı )'nı

 

 

 

 

 

Kızık Boyu 8.Kurultayı ;

 

26 Temmuz 2015'te ;

Bolu Seben'de  “ Oğuz Kızık Boyu 8. Kurultayı “ ve “Mihmadlı Yörük Türkmenleri 8 kurultayı”

 

 

 

 

Kızık Boyu 9.Kurultayı ;

 

10-11 Ekim 2015'te ;

Gaziantep Oğuzeli'nde;Oğuzeli belediye Başkanı M.Sait Kılıç ile

T.C.Milli Kültür Dernekleri 9.Kurultayı ;

” Oğuz Kızık Boyu 9. Kurultayı” ve  Mihmadlı Yörük Türkmenleri 9. Kurultayı ve gerçekleştirildi.

       Bununla birlikte Ali Atvur öncülüğünde gerçekleştirilen Türkiye Bayındır Akkoyunlu 1.Kurultayı’na da ev sahipliği yapıldı. Çalışmalarımız bu boya da örnek oldu.

 

 

Kızık Boyu 10.Kurultayı ;

 

Kızık Boyu Büyük Buluşması adı altında ; Türkiye Kızıklar federasyonu kurulmuş olarak,

 

 

 

 

Kurultay Çalışmaları ;

 

 

C.KIZIK BOYU ETKİNLİKLERİ….?

 

 

 

 

 

24 Nisan 2011 Pazar günü ;Tarihi Bursa Kızık Köyleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Ertuğrul Sünel ve yönetim kurulu ile birlikte, Ankara'dan Çanakkale'ye kadar olan bölgedeki Kızıklar'ın

" 1.Bölgesel Toplantısı " yapıldı.  

 

 

 










Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret134493
Anket
Sitemizde en çok etkilendiğiniz bölüm / yer neresidir ?
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.84803.8634
Euro4.53534.5535
Hava Durumu
Anlık
Yarın
9° 7°
Saat
KIZIL BAYRAK SİYAH SANCAK

KIZIL BAYRAK        

  SİYAH SANCAK


Son kurultayın adı “Turan” olacak…
Başımızın üstünde Kur’an olacak…
Tarihin sahibi bu Türkler, yeniden,
Şu yeryüzünde; nizamı kuran olacak…

Türklük’ündür; ay ve yıldızlı al bayrak,
İslamlığındır; o yeşil-siyah sancak.
İkisinde cihana hakim kılacak,
Turan soylu Türkler olabilir ancak…



4 Ocak 2010 - K.Sinan/Bahçelievler/İst.


Batur Nafiz TANÇAĞLAR
" Nafi Çağlar Budunlu "

CloudFlare
TÜRK'ÜN DURUŞU

TÜRK’ÜN DURUŞU

Türk’ün çokberk olur yumruk vuruşu,
İşte böyle olur Türk'ün duruşu…
Ağır olur kalkışı, oturuşu,
İşte böyle olur Türk’ün duruşu…

Düzenbaz tilkiler, hep ürkek olur,
Dalkavuk çakallar, hep korkak olur,
Türk’ümü sorarsan hep erkek olur,
İşte böyle olur Türk’ün duruşu…

Karşısındakinin kimliğine bakmaz,
Kimsenin gücü, makamını takmaz,
İnandığı kutlu yoldan hiç çıkmaz,
İşte böyle olur Türk’ün duruşu…

Onlar için bilgedir ak sakallı,
Gönüller engin, tavırlar akıllı,
Bilirler, bu yol; dikenli, çakıllı,
İşte böyle olur Türk’ün duruşu…

Sayarlar, teyzeleri, halaları,
Severler, yavruları, balaları,
Geçerler, surları, kalaları,
İşte böyle olur Türk’ün duruşu…

Satmazlar, emmileri, dayıları,
Korurlar, Oğuzlar’ı, Kayılar’ı,
Korkmazlar, az olsa da sayıları,
İşte böyle olur  Türk’ün duruşu…

Üleşirler önlerindeki aşı,
Yolda koymazlar, koldaş*ı, yoldaşı,
Din-budun uğruna verirler başı,
İşte böyle olur Bozkurt duruşu…

Türklük’ün hası, esası mert olur,
Milletinin derdi, o’na dert olur,
Konu vatan ise, tavrı sert olur,
İşte böyle olur Türk’ün duruşu…

Türk der isen o’nun hası Nafi’dir,
Tam Türk’tür o, katışıksız, safidir,
Erkek görmek istersen, o kafidir,
İşte böyle olur Türk’ün duruşu…
 

Batur Nafiz TANÇAĞLAR
” Nafi Çağlar Budunlu “

17 Mayıs 2008-K.Sinan
Bahçelievler/ İstanbul
 

* Koldaş ; Kollanılan kişi, arkadaş.

ŞEHİT HASAN AĞA'M

ŞEHİT HASAN AĞA'M


Sefer emri ile düştü yollara,
Neçe yerden geçti, gitti çöllere,
Yedi gavur leşi baştan aştı da,,
Hasret kaldı, yardım eden ellere…

Hasan Ağa’m son nefeste yekindi,
Dediler ki, vakitlerden ikindi,
Yatıyordu, susuz yerde, yiğidim,
Çırpındı da son bir defa silkindi…

Nafi der ki; şad olasın Hasan Ağa,
Ne miraslar bıraktınız bu çağa,
Siz Yemen’de, canlarınız verdiniz,
Ulaşamaz gavur bu Karadağ’a…

Ağam, öz ağam, benim Hasan Ağa’m,
Varıp Yemen İli’ni basan ağam…

Ağam, öz ağam, benim Hasan Ağa’m,
Buralardan olmasın tasan ağam...

23 Ekim 2011 Pazar - 01:33
K.Sinan/Bahçelievler/İST.


Şehit Hasan Ağa; Dedem olup, Yemen şehididir.
TÜRKÇE'Nİ

TÜRKÇE’Nİ

- 1 -

Türkçe’ni, Türk’üm,Türkçe’ni…
Uçmağa giden Türkçe’ni…
Turan İli’nin Türkleri,
Ko aparsın o Türkçe’ni…

24 Ocak 2008 - Bakırköy / İst.

- 2 -

Türkçe’ni, Türk’üm Türkçe’ni…
Çıkmaza giden Türkçe’ni…
Türkler terk eder Türkçe’ni,
Ne yaparsın o Türkçe’ni…

20 Mayıs 2008 - Bahçelievler/İst.

ÇUHURDA TÜRKMENEM
ÇUHURDA TÜRKMEN’EM

Binlerce yıldır; Samarra, Ur’da Türkmen’em.
Alemde çoh yerde, orda, burda Türkmen’em.
Neçe dövletler gurdugum öz vetanımda,
Düşmüşem a dostlar, çuhurda Türkmen’em…

Gışlar olanda , sagukta , garda Türkmen’em.
Bir derbent, bir çuhurda, darda Türkmen’em.
Kimi gelir vurur, kimi istemez sürer,
Men bilmiyrem ki a dostlar, harda Türkmen’em…

Mene, bend olmuş gal’alar, surda Türkmen’em.
Ne şekil sahap olag bu yurda Türkmen’em.
Dara düştügümüz vahıtlarda yol veren,
Bir selam varanda öncü kurda, Türkmen’em…


www.nafiztancaglar.com


Batur Nafiz TANÇAĞLAR
Nafi Çağlar Budunlu
14 Mart 2011 Pt. 17:17
K.Sinan/Bahçelievler/İst.
Bize Antepli Derler

BİZE ANTEPLİ DERLER

Barak uzun havası,
Leziz Kilis tavası,
İşte kültür yuvası,

Bize Antepli derler,
Burda düşmanı yerler…

Geniş Barak ovası,
Yiğitlerin yuvası,
Budur Antep liva*sı,

Bize Antepli derler,
Burda düşmanı yerler…

Düşmanın en arsızı,
Artık gelmez Fransız’ı,
Yürekler görmez sızı,

Bize Antepli derler,
Burda düşmanı yerler…

Kuzeyde Karadağ’ı,
Kale gibi Türk Dağı,
Kükreyen gençlik çağı,

Bize Antepli derler,
Burda düşmanı yerler…

Doğuda Fırat nehri,
Gözeldir, Sof’tan seyri,
Ezelden Türk’ün şehri,

30 Mart 2011 Ç.19:27
Bağcılar / İstanbul


Bize Antepli derler,
Burda düşmanı yerler…

Antep etrafı dağlar,
Dağlarda güzel bağlar,
Böyle der Nafi Çağlar,

Bize Antepli derler,
Burda düşmanı yerler…

Bize Antepli derler,
Burda düşmanı yerler…



’Batur Nafiz Tançağlar’
Nafi Çağlar Hacıömerli
12 Mayıs 2008-K.Sinan
Bahçelievler/ İstanbul


* Liva ; Osmanlı Döneminde sancak, il, şehir .

Garadağ Gözeli

GARADAĞ GÖZELİ

Merzimen Çayı* durgun akar.
Bir ucu da Fırat’a çıkar.
Garadağ’da bir gözel gördüm,
Bakışları sineler yakar…

Garadağ’ın üstü yayladır.
Sorun halin, acep hayledir.
Bir duruşu adam öldürür.
Bu Yörük gızları böyledir…

Garadağ** dibi Yavuzeli.
Bu dilber beni etti deli.
Ya almalı ya da gitmeli,
Söyleyin dostlar ne etmeli? ..



Batur Nafiz TANÇAĞLAR
’Nafi Çağlar Mahmatlı’
22 Mart 2011 Salı 01:22
K.Sinan/Bahçelievler/İst.


* Merzimen Çayı ; Gaziantep Yavuzeli ilçesinde bir çay adı.
** Garadağ ; Fırat Nehri’nden Yavuzeli-Araban arasından batıya doğru uzanan
dağın adı.